Seyahat de ne ola ki ? ?>

Seyahat de ne ola ki ?

Seyahat ve gezmek bana göre o yere gidip gelip, en bilinen yerlerinde fotoğraf çektirmek ve ilk uçakla geri dönmek değil çoğunlukla. Çoğunlukla diyorum çünkü bazen insan daha önceden iyi bildiği, ve benim deyimimle yaşadığı ve tadını çıkarttığı yeri çok kısa bir süreliğine ziyaret edip yine yerleşik olduğu yere geri dönmek isteyebiliyor.

Seyahatten önce oraya gidişi belirli bir sürede gerçekleştirmek, belki de yolda oraya ulaşıncaya kadar oluşacak fiziki ve beşeri değişiklikleri gözlemlemek de harika. Bu uzun mesafe yolculuklara sadece içine tıkılıp gideceğiniz bir vasıtayla olmasını çoğunlukla yolu sıkıcı ve anlamsız kılıyor. Yolda daha özgür seçimler yapabilmek yolu eşsiz kılıyor çünkü işte o zaman yolculuk, “yol-culuk” sabır isteyen ve bir yerden başka bir yere gittiğimi bana hissettiren bir şey oluyor. Yolda gözlemlenen her manzara, her insan, karşılaşılan her olay, gözlem yeteneklerimi kısıtlayan yolculuklara göre daha fazla yol macerası katıyor insana ve o zaman daha çok şey görmüş ve gözlemlemiş oluyor insan. Tabi bu bir tercih, her seyahate yolda gözlem yapmak için de çıkılmıyor ama yolculuğu hissetmeden yapılan seyahat eksik yaşanmış oluyor bence.

‘Yolculuk’u hissedebilmenin yanında tabi varmak istediğim yere ulaştığımda orada yapacağım şeyler de “geziyi yaşamak” denilen şeyin en önemli parçası.

Gezme sırasında içimden gelenleri yapabilmek, mümkün olduğunca özgürce zaman geçirmek geziye anlam katıyor.  En bilinen ve oraya has önemli besinleri yemek, orada sürekli yaşasaydım yapacaklarımı öğrenmek veya biraz yapmak, içmek, bakmak. Mekanlara girmek çıkmak, doğasını ve macerasını deneyimlemek, tarihini bilmek, gece hayatını görmek, en romantik yerinde el ele tutuşmak, şehir hikayelerini dinlemek ve insanlarıyla muhabbet etmek ve onlara yaklaşmaktır gezdiğin yeri yaşamak.

Bu bakışla, eski deyişler de vadesini doldurup tedavülden kalkıyor, çok okuyan veya çok gezen bilmez, çok yaşayan daha çok bilir. Hayat bir deneyimdir, bu deneyimi tüm tatlarıyla yaşayabildiğimizde daha çok biliriz. Tüm tatları yaşamaksa bir göz, düşünce ve davranış işidir.

Bir Cevap Yazın